Diyet ve Beslenme

Şeker Bağımlılığı

Değişen beslenme koşulları, obezite ve kronik hastalıkların da başlangıcı oldu. Şeker tüketimi de artık en büyük problemlerimizden biri oldu…
5 Mart 2018,   0 Yorum
Şeker Bağımlılığı

Siz de kendinizi şeker bağımlısı hissediyor musunuz? Değişen beslenme koşulları, obezite ve kronik hastalıkların da başlangıcı oldu. Şeker tüketimi de artık en büyük problemlerimizden biri oldu…

Şekere karşı doğduğumuz günden itibaren bir zaafımız var. Bu gerçek… Washington Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma yeni doğan bebeklerin tatlıyı diğer tatlara tercih ettiğini ve çocukların yetişkinlerden daha fazla tatlıya düşkün olduğunu ortaya koydu.

Şeker bağımlılık yapar mı yapmaz mı bilemiyorum ancak bir kısır döngü oluşturduğu göz ardı edilemez. Çünkü şeker tükettiğimiz zaman kan dolaşımında dopamin yayılır, dopamin de beynin ödül merkezini harekete geçirerek haz alma hissi verir. Bu durum ise bizim daha fazla şeker yemek istememize sebep olur. Ancak vücudumuzun şekere tolerans göstermesi sonucu aynı dopamin seviyesine gelebilmek için daha da fazla şeker tüketmek isteriz. Gittikçe de şekeri bırakmak zorlaşır. Aslında bağımlı olmuş oluruz.

Şeker Bağımlılığı

Birçok bilim adamı, hayatta kalma mücadelesinde şekerin çok çok önemli olduğunu da söylemektedir. Bu nedenle de şeker tüketme isteğinin iç güdüsel bir davranış olduğunu da söylemektedir.

Şeker Türleri

Glikoz: Kanda taşınabilen basit bir şeker. Sofra şekeri sukrozun yarı bileşeni.

Fruktoz: Meyvelerde bulunan şeker. Sukrozun diğer yarısını oluşturur.

Sükroz: Sofra şekeri olarak bilinir. Şeker kamışı ve şeker pancarında doğal oluşur.

Laktoz: Sütte bulunan şeker. İnek sütünün %5 ini oluşturur.

Maltoz: İki glikoz molekülünün bileşiminden oluşur.

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu: Glikozun yarısının früktoza dönüştürüldüğü mısır şurubu. Kimyasal olarak sukroza benzer.

Şeker

Fazla Şeker Tüketiminin Zararları

  • Şeker çok fazla kalori içermektedir.
  • Aşırı şeker tüketmek insülin direncini arttırır. Bu da zamanla tip 2 diyabet sorununa yol açabilir.
  • Kolesterolün artmasına neden olur.
  • Kilo alımına sebep olur.
  • Otoimmün hastalıkların riskini arttırır.

Şeker Tüketiminde Doğru Miktar Var Mıdır?

Vücudumuz yeteri kadar şeker aldığını tespit edemez.

Araştırmalarda, früktoz ile tatlandırılmış yiyecek ve içeceklerin aynı kaloriye sahip diğer yiyecek ve içecekler kadar tatmin hissi yaratmadığı görülmüştür.

Küp Şeker

Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmada ise, glikozun beyinde yeme arzusunu tetikleyen bölümü kapattığını ancak früktozun aynı işlevi görmediğini gösterdi.

İşlenmiş gıdalarda ise sukroz katılarak aşırı tatlandırma yapılıyor. Sukrozun ise yarı bileşeni früktoz. Yani gün içerisinde tüketmiş olduğumuz yiyecekler aşırı früktoz yüklü olabiliyor.

Vücudumuz ne kadar şeker aldığımızı tespit edemediği gibi hangi tür şeker aldığımızı da tespit edemez. Yani meyve, bal, süt içerisindeki şeker ile şeker pancarından çıkarılıp işlenmiş şekeri de aynı algılar.

Gün içerisinde aldığımız tüm şeker miktarı glikoz ve früktoz olarak parçalanır ve karaciğerde işlenir.

Sonrasında ise ya yağ olarak ya da glikojen olarak depolanır; ve ya glikoz olarak kan yoluyla hücrelerde kullanılmak üzere dağıtılıyor.

Sağlık uzmanları, hangi tür şeker olursa olsun şeker miktarının toplam gıdadan aldığımız enerjinin %5 inden fazlasını oluşturmaması gerektiğini söylüyor.

Her şey de olduğu gibi; yaş, hareketlilik ve cinsiyet de elbette önemli bir faktör.

Amerikan Kalp Derneği’nin yayınladığı rakamlara göre günlük olarak alınması tavsiye edilen şeker miktarı erkekler için 35 gram, kadınlar için ise 20 gramdır.

Şeker ile ilgili aşağıdaki iki kısa videoyu izlemenizi tavsiye ederiz…

Kaynak: BBC

Bol Sporlu ve Sağlıklı Günler!


Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum eklenmedi.

Görüş Belirtmek İster misiniz?

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Siz de ağımızdaki tüm spor merkezlerini, tek bir spor merkezi üyeliğinden daha uygun fiyata kullanmak için Sports & Merits'e hemen üye olun!


Sports & Merits Mobil Uygulaması