Life Style

Yaşıyorum! Öyleyse varım…

Yaşamın gerçek amacı gerçek evrensel bilgileri aktarmak ve sevgiyi paylaşmaktır. O zaman yüksek titreşimli ulvi enerjilerle iletişime geçerek kendi frekansını yükseltebilirsin.
Yaşıyorum! Öyleyse varım…

Yaşamaktan anladığımız yemek içmek ve belki biraz daha fazlası mı? Yoksa daha derin bir amaç mı var?

Kalabalık bir masa. Yaklaşık yaş ortalaması 50 gibi. Yemekler yenmiş. Herkesin yarım yamalak bıraktığı tabaklar önünde, henüz toplanmamış. Sohbet hararetli. Sohbet yemek tarifleri. Her biri kendince en iyi yaptığı en lezzetli yemeğin tarifini veriyor iştahlı iştahlı. Garson geliyor tabakları toplarken "Bir isteğiniz var mı?" diye soruyor, doğal olarak tatlı zamanı geliyor. Yeme içme devam ederken yemek tarifleri sohbeti de hız kesmiyor.

Güvertede toplanmışlar, ellerinde dürbün karşı adayı seyrediyorlar. Hararetli bir tartışma başlıyor aralarında, geçen sene gittikleri ada hangisiydi? Seneye gidecekleri tur şirketinin adı neydi? Yoksa yine gemiyle mi gitmelilerdi?

Örnekler çok, hayat gibi, insan gibi. Her birimiz için hayatın keyifleridir; yemek, içmek, gezmek, yeni yerler görmek. Ve bunu tek başımıza yapmak istemeyiz. Yanımızda sevdiklerimiz olsun isteriz. O da tatsın, o da görsün. Yoksa yediğinin de gezdiğinin de bir anlamı olmaz.

Mutlu Çocuk

O zaman nedir anlam?

Paylaşmak mıdır en güzel anlarımızı sevdiklerimizle? Şüphesiz. Paylaştıkça çoğalır coşkumuz mutluluk ve sevincimiz. O zaman anlarız yaşadığımızı, hissederiz kendi varlığımızı.

Ancak bazen öyle bir nokta gelir ki, ipin ucunu kaçırır, kendimizi bu zevkler okyanusunda kaybederiz. Tüketirken her şeyi kendimiz de tükeniriz. Öyle çok yeriz, yedikçe keyif alırız, öyle çok gezeriz bu uğurda belki servet harcarız, zaman harcarız. Kendi gerçek yaşam amacımızı unuturuz.

Sahi nedir bizim gerçek yaşam amacımız? Bu dünyaya mutlu olmak için gelmedik mi? Mutluluğu aradığımız yer doğru mu?

Bunları sorgulamayız. Her aldığımız zevk, peşine düştüğümüz haz bize mutlaka acı olarak dönecektir. Bu kaçınılmaz gerçektir. Kendimizi kaybederek yemeğe adadığımızda bunun sağlık olarak geri dönüşü acı verici olabilir. En azından kilo alırız ve bu kiloları geri vermek pek de kolay olmayacaktır. Yaşam amacını kaybederek yerine yemeği ve içmeyi koyan insanın sonu hep hüsran olacaktır. Varını yoğunu satıp kendini seyahatlere vuran insan elinde verecek bir şey kalmadığında bir boşluğa düşecektir. Çok az insan farkındadır bu kayıpları vermeden hayatta yemek içmek gezip tozmak ve tüketip tükenmekten daha önemli ve ulvi bir amaç olduğunun bu hayatta.

Mutlu Çocuklar

Nedir bu amaç?

Sevmektir. Koşulsuz sevmek ve vermektir. Ne varsa vermek, olanı vermek, olmayanı da vermek. Olmayan sende var. Bu paradoksal gelebilir. Olmayan bende nasıl olur? O sende var, o sevgi potansiyeline sahipsin ancak farkında değilsin. Sen birine yardım ettiğinde bunu kendin için değil sadece başkası için yaptığında içinde o kaybolmuş yok sandığın potansiyel uyanacak ve sen amacını bulacaksın.

Yaşamın gerçek amacı gerçek evrensel bilgileri aktarmak ve sevgiyi paylaşmaktır. O zaman yüksek titreşimli ulvi enerjilerle iletişime geçerek kendi frekansını yükseltebilirsin. Sonrasında yemek yerken başka bir farkındalıkta, gezerken başka bir boyutta olursun. Bu geçici dünyada geçici mekanlarda misafir olduğunu unutmazsın.

Etiketler: yaşam

Yazar Hakkında

  • Neslihan Gül

    Nisan 1972 İstanbul doğumludur. Eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli özel banka ve özel firmalarda halkla ilişkiler konusunda görev aldı. Profesyonel iş hayatı devam ederken her şey yolunda gitmesine karşın içinde yaşadığı eksikliği yağlıboya resim çalışmaları yaparak, kısa öyküler yazarak ve çeşitli kişisel gelişim kitapları okuyarak doldurmaya çalıştı. Çeşitli yazarların bulunduğu öyküler kitabında bir öyküsü yayınlandı. Ancak iş hayatının stresinden kaynaklanan boyun fıtığı nedeniyle gevşeyebilmek için yogaya başlaması gerektiğini düşündü. Çeşitli çalışmalara katılmış olsa dahi gerginliği daha da arttı ve boyun fıtığı ameliyatı olması gerektiği söylendi. Bu dönemde bir kitapevinde kitap ararken karşılaştığı Yoga Academy Başlangıç DVD'sini gördü ve evde çalışmalarına başladı. Çok kısa bir süre içinde boyun fıtığı etkileri kayboldu. Hemen akabinde Paramahamsa Yogaçarya Maha Yogi Akif Manaf'ın çalışmalarına katıldı ve sadece bedensel değil, zihinsel ve ruhsal arayışını da sonlandırdı. Orijinal Yoga Sistemi'nin mucizevi faydalarını deneyimledikten sonra bu sistemi başkalarıyla paylaşmaya karar verdi. Yoga Academy'deki çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum eklenmedi.

Görüş Belirtmek İster misiniz?

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Siz de ağımızdaki tüm spor merkezlerini, tek bir spor merkezi üyeliğinden daha uygun fiyata kullanmak için Sports & Merits'e hemen üye olun!