Life Style

Bir Kaktüs Sevdası

Küreselleşme ve artan beton binalarla bitki yetiştirmeyi unuttuk ve öğrenmeye zamanımız kalmadı. Her bireyin bireyselliği gibi her bitkinin de kendine ait florası ve özellikleri mevcut.
Bir Kaktüs Sevdası

* Dayanıklılık sembolü kaktüs yoksa bize bir şey mi söylüyor?

Şehirde büyüdüm. Çocukluk yıllarımda apartmanlar arasında biraz bahçe kalır, bizler de toprakla, yaprakla haşır neşir olabilirdik. O yıllardan ellerimde kalan toprağın kokusunu beton yığınlarının arasında büyüdükçe unuttum. Çok bitki aldım evime, bir türlü onların dilinden anlayamadım. Büyütemedim, bakamadım diye işin ucunu bıraktım. 

Küreselleşme ve artan beton binalarla bitki yetiştirmeyi unuttuk ve öğrenmeye zamanımız kalmadı. Her bireyin bireyselliği gibi her bitkinin de kendine ait florası ve özellikleri mevcut.

Hayatım boyunca ev bitkisi denince beceremediğim, kuruttuğum, çürüttüğüm bitkiler geldiği için aklıma kaktüsün evde yetiştirilebileceği ve çok da dekoratif olduğunu düşünmemiştim. Kaktüs sanki ancak Arizona'da yol kenarlarında kendiliğinden yetişirdi.

Bir sabah aniden nereden estiğini bilemediğim bir kaktüs sevdası ile uyandım. Sanki bana kaktüs lazımdı. Aklım fikrim hep kaktüsteydi ama ani gelen bir heves gibi algılanmasın diye bunu pek kimseye söylemedim. Çünkü normal insanlara böyle aniden istek gelmezdi…

Kaz Dağları'nda kısa bir gezideydik. Köyleri geziyorduk ve ben o sabah aklıma düşen kaktüs sevdamı bir anlık da olsa unutmuştum. Antik köy sokaklarının arasında fotoğraflar çekiyor, eskiden buralarda nasıl yaşamışlar onları konuşuyorduk. Sonra sokaklardan birinde bir tabela belirdi. Ben unutabilirdim isteklerimi ama evren asla!

Kaktüs

Bir "KaktüsEvi" tabelası. Büyülenmiş gibi bahçesinden içeri girdim. Envai çeşit kaktüs bahçede beni karşıladı. Grubu mecburen bıraktım. İki katlı tarihi bir binaydı. Merdivenlerin kenarlarını irili ufaklı kaktüsler süslüyordu. İçerden bir sopranonun kulağı okşayan sesi kaktüsleri süslüyordu. Hafif bir aromalı tütün kokusu aldım. Kimse karşılamadı. Binlerce kaktüs raflarda, taburelerde sanki meditasyon yapıyormuş gibi sessizce duruyorlardı. Dev kaktüsleri görünce gerçekten inanamadım. Her biri kendine has enerjisiyle beni selamlıyordu.

Hoş davudi sesli, uzun boylu, beyaz saçlı elinde piposuyla çok da güler yüzlü olmadan bir bey belirdi kapıda. Pek sevecen değildi ve belli ki bir an önce çıkıp gitmemi bekliyordu. Öylesine coşkulu ve çocuksuydum ki, bence bana kıyamadı. Her kaktüsü sordum, her kaktüsü anlattı. Ne sever, nasıl büyür, ataları kimdir, nasıl çoğalır, ne verir hepsini tek tek anlattı. Soprano da incecik naif sesiyle bize eşlik ediyordu. Eşi heykeltıraş olan bu bey tüm bu bilgileri Almanya'da edinmiş, Türkiye'ye geldiğinde de kaktüs üretimine önce hobi olarak başlamış. Sonra ipin ucu kaçmış, büyümüş,  büyümüş ve iki katlı tarihi binayı bir kaktüs evi yapmış. Çok emek istermiş bu kadar çok kaktüs. Çok emek ve çok zaman. Çocukları gibi olmuş her biri. Bir yere bırakıp gidemezmiş. Örümcekler dadanırmış. Bitkisel ilaçlama önemliymiş. Bana tavsiyelerde bulundu. "Hobi olarak bırak." dedi. Eşi Yoga yapıyormuş, hobi olarak. Oradan ayrılırken bir Grassula bir de Dragon Finger aldım. Kaz Dağlarına geldiğimde birlikte yoga yapmak için sözleştik. Beni kapıya kadar yolculadı.

Kaktüs

"Kaktüs bir sevdadır." dedi. "Onlara aşk ile bakarsan sana aşk ile cevap verir. Zahmetsizdir, sessizdir, her ortama uyum sağlar, dayanıklıdır, dekoratif ve zariftir ve daima pozitif enerji verir."

Adatepe'den bu güne neredeyse bir yıl geçti. Beyefendinin kartını nereye koydum hatırlamıyorum, "Aksi giden bir şey olursa ararsın." demişti. Elimde bitki büyümeyen ben; o gün bugündür kaktüslerime bebeklerim gibi bakarken yanlarına her geçen gün yeni arkadaşlarını ekliyorum.

Onlara aşk ile bakıyorum. Onlardan da bana akan sevgi enerjisini görüyorum. Besliyorum ve besleniyorum. O esnada kendime bir bakıyorum ki onlara benziyorum. Zahmetsiz, sessiz, her ortama uyum sağlayan, dayanıklı, dekoratif, zarif ve daima pozitif enerjili…

Etiketler: kaktüs

Yazar Hakkında

  • Neslihan Gül

    Nisan 1972 İstanbul doğumludur. Eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli özel banka ve özel firmalarda halkla ilişkiler konusunda görev aldı. Profesyonel iş hayatı devam ederken her şey yolunda gitmesine karşın içinde yaşadığı eksikliği yağlıboya resim çalışmaları yaparak, kısa öyküler yazarak ve çeşitli kişisel gelişim kitapları okuyarak doldurmaya çalıştı. Çeşitli yazarların bulunduğu öyküler kitabında bir öyküsü yayınlandı. Ancak iş hayatının stresinden kaynaklanan boyun fıtığı nedeniyle gevşeyebilmek için yogaya başlaması gerektiğini düşündü. Çeşitli çalışmalara katılmış olsa dahi gerginliği daha da arttı ve boyun fıtığı ameliyatı olması gerektiği söylendi. Bu dönemde bir kitapevinde kitap ararken karşılaştığı Yoga Academy Başlangıç DVD'sini gördü ve evde çalışmalarına başladı. Çok kısa bir süre içinde boyun fıtığı etkileri kayboldu. Hemen akabinde Paramahamsa Yogaçarya Maha Yogi Akif Manaf'ın çalışmalarına katıldı ve sadece bedensel değil, zihinsel ve ruhsal arayışını da sonlandırdı. Orijinal Yoga Sistemi'nin mucizevi faydalarını deneyimledikten sonra bu sistemi başkalarıyla paylaşmaya karar verdi. Yoga Academy'deki çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.

Yorumlar

Bu yazı için henüz yorum eklenmedi.

Görüş Belirtmek İster misiniz?

Siz de ağımızdaki tüm spor merkezlerini, tek bir spor merkezi üyeliğinden daha uygun fiyata kullanmak için Sports & Merits'e hemen üye olun!